Kalın bir sicimin kopması gibi tok bir ses ve etrafa yaydığı toz vardı sadece. Çıt çıkmadı sonra. Dolaptaki yığınla tabak,bardak,fırındaki tepsi, içerideki koltuklar, kitaplıktaki onlarca iç ses, odadaki koca yatak, üstündeki yastıklar sessiz kaldı onu görünce. Beyazın en soluk hali suratındaki canı sildi, en renksiz gözler ile birleşip don etkisi yarattı. Çaresiz kaldığını kabul etmeyen bir sürü el ve ayak ne bulacaktı saatler süren üç dört dakika sonra. Hayat hangi renkti ve hangi renk galip gelecekti..
No comments:
Post a Comment