Tam anlamiyla sinirliyim. Surungen beyninin uzerine cikabilmis her canlinin olabilcegi en dogal haliyle sinirliyim ve bir sekilde bu sinirimi uzay bosluguna akitmam gerek.

Sakaklarim zonkluyor, midem bulaniyor, 1600'lerde Paris'te eski bir cati katinda, baktiginda pek de gorulcek birseyi olmayan bir pencere onunde, en ufak bir hareketinde gicirdayan, kirildi kirilacak bir sandalyenin uzerinde kamburu cikmis, cocukken 'Elleri ne kadar yasli' diye hafiften aciyarak baktigi dedesine benzemis, su an bes para etmez ama degeri oldukten sonra anlasilacak, teni acliktan kemiklerinin icine cekilmis, cigerleri nemden sertlesmis, alkolden kendini bir ulkenin krali zanneden bir Claude gibi sinirliyim. Becerememekten, kafamin icini disari cikartamaktan, baskalariyla ozgurluk icin savasip, surekli kendimi kendi icime hapsettigim icin kendime pek sinirliim.

Nereden geliyor bu sinir bozucu sinir? Kendimi bulmak icin yaptigim onca sacmaligin bir anlami yok, sadece kendimle gonul eglendirdim o zaman. Done done ayni noktaya gelmenin siniri mi bu, yoksa oldugum yeri gorememenin ittigi deliligi mi yasiyorum. Basip gitmek disinda kalmali bir cozum bulmak bu kadar zor olmamali. Gerci kafami bir yere birakmadan basip gitmenin de bir faydasi yok. Birakmak da yetmez, hic kimsenin dusunme ihtiyaci olmadigi topraklara gommezsem, geri cikip, beni bulur gelir pesimden bu kedi kafa.

Neye sinirlendigi bilmeden, sinirlenmek, hele hele sinirini durdurmayi da bilip, yine de sinirlenmeyi tercih etmek cok cok cok sinir bozucu.

Midem bulandi sinir kelimesini soylemekten.


Bir anda kufredesim geliyor ama hemen bir kac saniye icinde pamuk adam oluyorum. Neyse ki oyle ya da boyle, oraya ya da buraya surekli bosaliyorum. Bana bu kadari yetti, yasadigim herseyi en bastan birer birer gorup, en basa donup, nerden geldiysem oraya geri donmek istiyorum diyebilcegim yetkili birini bulana kadar, bu meseleleri kendi yontemlerimle cozmem gerek.

Peder Costa'nin evine kadar gelip onunla konusmasina ve pedere soz vermis olmasina ragmen, bu Pazar da sabah cok icmekten ayini kacirdi Claude. Hatta buyuk ihtimalle evden bile cikmaz bugun. Anca aksama yan odada yasayan hayat kadini Marie'nin eve gelmesini ve geldiginde ona hayat hakkinda yeni buldugu teorilerini anlatmayi bekler...Yazik ama Claude'a.

No comments:

Post a Comment