Cılız bir filiz gibi tir tir titriyordum üstat. Hem yalnızliktan, hem soğuktan, hem de o katı duvardan. Sere serpesokağa atılmış bir evcil hayvan gibi çaresizdim. Kendimi keşfetmeye az kalmıştı. Yoğun ve uzun muhabbetlerim, beni kendimle tanıştırıp dost yapmıştı sonunda. Yıllarca uzak kaldığım bu dost da olmasa, öldüm diyecektim soranlara. Duvardan akan sızıntıyı, elimle şekillendirip bir sürü harf yazdım. Koca bir hikayeye dönüştü harfler, derin bir sızıntı oldu o duvar. Gelgitler yaşadığımda sardım kendimi, sevgilisini koruyan ergen gibi. Duvarın dibine daldığımda yokluğunu hissettim, mavinin, sarinin, yeşilin.
No comments:
Post a Comment